“İnsanın evi gibisi yok”.

Evet, tabi ki! Ama bunu şu şekilde düzeltecek olursak da yanlış olmaz; “Tatilde evde kalmak gibi ekonomik olanı da yok” gelin birazcık ev kiralamadan bahsedelim.

İlk olarak: Oo ben tatilde yemek mi yapacağım? Hadi oradan! Ev mi toparlayacağım? O da nereden çıktı? Bir de bulaşık mı yıkanacak? Git başımdan, asla! Çığlıklarını duyar gibiyim.

Durun sakin olun 🙂 Tabi ki kimse tatillerinde bunları yapmak istemez, herkes önüne gelen, güzel ve lezzetli yemekleri yiyerek arkasına bakmadan uzaklaşmak, odasının her gün temizlenmesi talebini içeren yazıyı oda kapısına asıp bir an önce gezmelere akmak ve yan gelip yatmak ister, bunda hemfikiriz. Buna tabi ki itirazım yok ama burada alternatif bir seçenek olan ev kiralamanın beraberinde getireceği avantajları belirtmek ve düşük bütçeyle daha fazla gezmek isteyenlerin bel ağrısı olan konaklama seçeneğinde rahatlama yaratmak açısından yazıyorum. Zaten tercihi her daim otel olan kişiler yazının devamını okumayacaktır fakat şunu da belirtmem lazım, gideceğiniz yerde eğer ki evden ziyade otel daha avantajlıysa tabi ki benim de tercihim otel olacaktır 🙂

Öncelikle evlerde konaklamanın avantaj ve dezavantajlarından bahsedelim.

Avantajları;

Ekonomik olması: Evlerde kalmak, kesinlikle ve kesinlikle otel vb. konaklama seçeneklerinin yanında oldukça ekonomik. Zaten en önemli özelliği de bu. Bir tatil planladığınızda, eğer ki uzak bir yere gitmiyorsanız, uçak biletinizden daha fazla bütçeyi ayırmanız gereken şey konaklama. Konaklama seçeneğinizin tutarı da ne kadar az ise diğer harcamalar için bütçenizin artıyor olması o kadar sevindirici.

– Geniş bir oturum alanı ve ferahlık: Eğer siz de benim gibi daracık ve standart formatta hazırlanan, ufacık, ufacık olmasa da ufaktan biraz büyük olan otel odalarından daralıyorsanız, kocaman salonu, geniş bir odası ve varsa balkonu olan bir ev tam size göre.

– Mutfak seçeneği: Otelde kalıyorsunuz, gözünüz saatte, bir an evvel şu akşam yemeği gelsin de gideyim ya! Veya bebekle/çocukla seyahattesiniz. Bebeğiniz gece ağlamaya başladı, süüüt! diye. Ya da; yav arkadaş, o kadar para verdik bu otele, şu kahvaltıya bak, bunlar yenir mi sabah sabah? Serzenişlerinden sıkıldıysanız ev tam size göre. Kaldığınız ev sonuçta dayalı döşeli ve bir mutfak ve gereçlerini içerdiğinden, sizin için sorunları kolaylıkla ortadan kaldıracaktır.

– Çamaşır makinesi: Bir konaklama bedeli kadar yıkama ücreti talep eden otellere bay bay. Evdeki çamaşır makinesi sizi bekliyor. Tek yapmanız gereken nasıl açılıp kapanacağını ev sahibinden öğrenmek.

– Otopark: Araba kiraladınız ve onca para verdiğiniz otelde ek olarak otopark da ücretli, gel de kafayı yeme. Hiç gerek yok. Otoparkı olan bir ev tutun, gülün geçin.

Tüyolar: Evlerde kalmanın bence en faydalı kısmı bu. Kaldığınız yerde ev sahibi tarafından size verilecek, hiçbir yerde bulamayacağınız çok değerli bilgileri, o kişinin evinde kaldığınızdan dolayı kolay ve güvenilir bir şekilde elde etmek. Nedir mesela? Ev sahibinin ağzından; “Burada şu müzeyi mutlaka görmelisin, şu pazarı mutlaka gezmelisin, şu sokakta bir restoran var kesinlikle uğra, oraya şu otobüsle değil bu tramvayla git daha yakın, orası turistik, burada daha ucuz vb. gibi sınırsız ve kesin bilgiler. Bence inanılmaz faydalılar.

– Kalabalık olmaması: Otelde yemek sırası, asansör kuyruğu, kaydırak sırası, vb. sizi strese sokacak şeylerden uzak tutabilmesi.

Değişik yaşam tarzları ve kültürleri yakından tanıma fırsatı: Kaldığınız evdeki eşyaları, mobilyaları ve gereçleri görmek, yöresel kültürü ve oralı bir insanın yaşam şeklini gözlemlemek ve sonrasında gerçekleştiği takdirde, uluslararası sıkı dostlukların mimarı olmasına olanak sağlaması açısından evler biçilmiş kaftan.

İnanılmaz bir manzara veya şehrin en can alıcı yerinde olabilmesi: Bir adım ötede denizin olduğu bir ev, harika bir dağ manzarası veya şehrin en işlek caddesine bakan bir balkonda içeceğinizi yudumlama şansı. Tabi ki otellerde de bunlar var ama evde daha ucuz 🙂

Dezavantajları;

Ev sahibinizin beklediğinizden aksi ve kötü çıkması. Ki bunu da minimuma indirmek sizin elinizde 🙂 Başka da aklıma gelen bir dezavantajı yok gibi valla.

Hemen lafı uzatmadan kendi deneyimlerimize gelelim. Nasıl tutuyoruz bu evleri. Nereden buluyoruz? İnternette çok fazla bununla ilgili siteler mevcut. Tercih tabi ki sizlerin.

Ben en çok kullandığım ve en beğendiğim www.airbnb.com’dan bahsetmek istiyorum. Site hem kullanımı kolay, hem mobil desteği var hem de Türkçe dil seçeneği ve Türkçe konuşan müşteri hizmetleri sayesinde sizi kendisine çekiyor.

İlk yapmanız gereken girip bir hesap oluşturmak. Site o kadar güvenilir ki hesap oluşturma esnasında nüfus cüzdanınızın veya pasaportunuzun fotoğrafını yüklemeniz isteniyor. Oo bu da nerden çıktı şimdi demeyin hemen, çünkü kiraladığınız evleri kime verdiklerini görmek ve ev sahiplerini ve eşyalarını güven altına almak için gerekli bir teminat. Sonuçta koca bir ev size içi dayalı döşeli halde emanet ediliyor. Güzel bir hesap oluşturarak işe başlıyoruz.

Aklıma gelmişken söyleyeyim, bu siteyi kullanan birisinden size davet geldiği takdirde, siz o bağlantıyla profilinizi oluşturduğunuzda size indirim kuponu, ilk konaklamanızı gerçekleştirdiğinizde de o arkadaşınıza bir indirim kuponu tanımlanıyor. Hayır, hayır ben, eşim Özlem’e davet linki göndermedim, onun adına hesap oluşturmadık, onun ilk seyahatinde indirim kazanmadık, onunla ilk konaklamamızda da bana indirim kuponu tanımlanmadı 🙂 beyin bedava.

Hesabımızı oluşturduk. Şimdi doğrulamalarımızı yapalım. (e-mail doğrulama, facebook doğrulama, telefon numarası doğrulama vb.) . Ne kadar fazla doğrulatırsak kendimizi, ev sahibinin gözünde o kadar güvenilir insan profili çizer ve evini bize kiralamasında kolaylık sağlarız. Bu açıdan bunu önemseyin. Hatta bazı ev sahipleri belli sayıda doğrulaması olmayana ev yok diyebiliyor.

Doğrulamamızı yaptıktan sonra tatil yapmaya niyetlendiğimiz bölgede araştırmalara başlıyoruz. Burada tavsiyem en ucuzu tabi ki olsun ama ev hakkında yapılan yorumları ve değerlendirmeleri en fazla olanından yana. Çünkü adamlar işlerini o kadar profesyonel yapıyorlar ki, değerlendirmeler acayip etkili.

Sistem şu şekilde çalışıyor. Ben mesela bir evde kaldım, konaklamam bittikten sonra bana bir mesaj geliyor, diyor ki kaldığın ev ile ilgili yorum yap. Ben de yazıyorum ev çok dağınıktı, yatak rahatsızdı, ev sahibi soğuktu vb. Ben yorum yapınca ev sahibine de mesaj gidiyor ve diyor ki; Melih seninle ilgili yorum yazdı, yorumunu görebilmek için sende ona yorum yap. O da bana yazıyor, Melih çok efendiydi, güler yüzlüydü, vb. Ee ne oldu şimdi, bu yorumlar her iki tarafın da profiline bu şekilde, bir daha silinmemek üzere geçiyor.

Bu işten para kazanan ev sahipleri de kendilerine kötü yorum yazılmasın diye var güçleriyle müşterileri memnun etmek için çalışıyorlar. Bu sebeple yorumları, değerlendirmeleri olumlu ve fazla olanları tercih etmenizi öneririm.

Tamam, bulduk fazla değerlendirmesi olanı ve makul fiyatlısını, şimdi ne yapıyoruz? Ev sahibiyle iletişim kuruyoruz. Zaten aynı yazdığım şekliyle var olan  “ev sahibiyle iletişim kur” bölümünden ev sahibine, varsa merak ettiğimiz veya aklımıza takılan soruları yazıyor yolluyoruz. Bunlar ne mesela? Benim genelde sorduğum; otopark var mı? Asansör var mı? Şuraya yakın mı? Eve en uygun nasıl ulaşırız? vb.

Unutmadan bu bölümde ev sahibinden indirim de isteyebilirsiniz, o tamamen sizin bağlayıcılığınıza kalmış 🙂 Genellikle çok kısa sürelerde cevap veriliyor, ee ne de olsa insanlar bundan para kazanmaktalar. Verdikleri cevaplarda aynı zamanda da size evi ön onaylı şekilde rezerve de ediyorlar. Daha sonrası ise en duygusal an. Gelen cevaplar sizi tatmin etti, indirim de tanımladı size ev sahibi, cüzdandan kredi kartını alalım. Ödemeyi yaparak evi kiraladık, hayırlı olsun.

Ödeme gerçekleştikten sonra ev sahibine ait telefon numarası ve mail adresi size ulaşıyor. Konaklamanız yaklaştığında da bu yollarla, ya o size ulaşıp “ hangi saatte geleceğinizi veya sabırsızsanız siz ona ne zaman gelelim kardeş” gibi sorular sorabiliyorsunuz. Gerekli koordineyi kurduktan sonra da hadi bakalım tuttuğunuz eve gidiyorsunuz.

Biz, özel oda seçeneğini kullanarak evleri kiralıyoruz. Özel oda olunca hem fiyat olarak daha uygun hem de ev sahibiyle tanışıp arkadaş olmak ve yukarıda da belirttiğim gibi ondan eşsiz deneyimleri hap şeklinde almak çok hoşumuza gidiyor.

Özel oda şu şekilde, evin bir odası size ayrılıyor ama yine tüm evden faydalanıyorsunuz. Ama burada ev sahibiniz de evde hayatına devam etmekte. Yani ona yatıya gitmiş bir misafir gibisiniz. Biz hala görüşmekteyiz tüm ev sahiplerimizle 🙂

Tüm ev seçeneği ise evde sadece sizin olmanız ve ev sahibinizin olmayanı. Müşterek seçeneği de mevcut, tam olarak kestiremiyorum hiç kullanmadığımdan ama sanırım birden fazla kiralayanların bir arada olması diye düşünüyorum. En ölümcül ucuz olanı da bu ama ha. 🙂

Evde kalmanın ekonomik olmasını kareköklerine ayıracak olursak, en basitinden kahvaltı. Pek de sevmediğimiz daha doğrusu tercih etmediğimiz şeyleri otelde veya dışarıda dünya bir paraya yemektense, evimize yakın bir marketten gidip alacağımız peynir, zeytin, yumurta, domates vb şeyleri mutfakta özenle hazırlayıp yiyerek güne başlamak gerçekten hem mide hem de bütçe dostu. Özellikle bizim gibi bebekle seyahat eden sizler, yanınıza alacağınız toz tarhana vb. gibi hazinelerle bebeğinizi mutlu edip, mutfakta hazırlayacağınız mamalarla içinizi rahatlatabilirsiniz. Hatta dışarıda gezerken yiyebileceğiniz atıştırmalıkları da hazırlamanız mümkün.  Buna ek olarak evde yiyeceğiniz bir öğün ile de yapacağınız tasarrufu hiç de hafife almayın.

Unutmadan, evden eve değişen iptal politikaları da dikkat edilmesi gereken diğer bir husus. Evi beğendiniz tutacaksınız ama tatilinizin garantisi yok, iptal edilebilir olmasını istiyorsunuz. Burada tutacağınız evin bilgilerinde yazılı olan “iptal politikası” bölümüne dikkat etmenizi önemle tavsiye ediyorum.

İnanın şu zamana kadar en keyifli konaklamalarımızı evlerde gerçekleştirdik. Çünkü farklı kültürlerin içerisinde bulunarak onları en iyi anladığımızı tespit ettik. İnsanlar o kadar iyiler ki sizi mutlu etmek için ellerinden gelenin fazlasını yapıyorlar.

Hemen yapacak tabi para kazanıyor demeyin, bazı anlarda bunu gerçekten içlerinden gelerek, sizi sevdiğinden yaptığını kolaylıkla anlıyorsunuz. Kaç defa bizi bir yerlere götürenler mi, yöresel yemeklerini bizim için yapanları mı, hatta birkaç saatliğine Mete’ye bakanları mı dersiniz… Biz tüm bu avantajlarından ötürü evlerde konaklamayı ilk sıramıza koymuş bulunmaktayız.

Artık karar sizin 🙂